Hastalığımı ve ameliyat olmam gerektiği gerçeği ile karşılaştığımda adeta dünya başıma yıkıldı. Sağlığıma kavuşmak için türlü acılar çekmeye bedensel ve de ruhsal olarak hiçbir şekilde hazır değildim. Stresten uykusuz geçirdiğim geceler ve depresyon dolu günlerimde elimi avuçlarının içine alan sıcak bir el ve kocaman bir kalp her zaman yanımdaydı. Her ne kadar iş arkadaşlarım, sosyal arkadaşlarım ve ailem güç ve destek verseler bile kendimi hiçbir şekilde hazır hissetmiyor ve sevdiklerime bu üzüntüyü yaşattığım için kendimi çok mutsuz hissediyordum.
Bir akşamüstü çok değerli doktorum Prof. Ziya Cüneyt AKAR’IN muayenehanesine gittik sevgili eşim ile birlikte. Doktorumun profesyonelliğin yanında insancıl yaklaşımı ile ameliyatımı ve korkularımı basite indirgeyerek anlattı. O görüşme sırasında kafamda sıyrıldım tüm endişelerimden. Öyle ki; muayenehanesinde bulunan muayene sedyesine yatıp orada başıma bela olan damar yumağını alacak olduğunu söylese kabul edecek kadar güven verdi bize. İnsanı korkutan başına gelecekler ya da yaşadıkları değil, kafasında kurduğu düşüncelermiş, anladım. 22 Nisan 2009 tarihinde Acıbadem Bakırköy Hastanesi’nde gerçekleşen operasyonum doktorum ve son derece profesyonel ekibi tarafından yapıldı. Son derece konforlu olan hastanede iyileşme sürecim 5 gün gibi kısa bir sürede gerçekleşti ve de taburcu oldum. Ameliyatımın üstünden henüz 20 gün geçmiş olmasına rağmen kendimi çok hissetmemi sağlayan başta sevgili eşim Sadık KUZU olmak üzere;
Doktorlarım Sayın Prof Dr. Ziya Cüneyt Akar , Dr. İlker Alver, Dr. Ziyavuş Muhammedrezai
Sevgili sekreter Burcu Hanım,
Sevgili hemşirelerim, Hatice Hanım ve Kadir Bey,
Her zaman yanımda olan akrabalarım, kardeşlerim, kuzenlerim, arkadaşlarım ve iş arkadaşlarıma teşekkürlerimi en içten dileklerimle sunarım.
Sultan KUZU

